İyi Hissetmenin Basit Yolları
Geçtiğimiz senelerde instagramda bir video paylaşmıştım ve regüle bir sinir sistemine sahip olmanın her zaman iyi olmak anlamına gelmediğini söylemiştim. Hala aynı şeyleri söyleme ihtiyacı duyuyorum çünkü pek çoğumuz hala hep ya da hemen iyi olmamız gerektiğine inanıyoruz. Kötü hissetmeden, insan olmanın ve yaşamın karanlık dehlizlerinden geçmeden, bunalmadan, sıkılmadan, kaygılanmadan hep iyi olalım, mutlu olalım gibi bir yanılgıya kapılıyoruz. Biz diyorum çünkü benim de hala kendimi acele ederken bulduğum oluyor.
Bazı yeni nesil spiritüel öğretiler ve wellness sektörü de maalesef bunu destekliyor. Bir savunma/baş etme mekanizması olarak “kaçınmaya” sebep oluyor.
Oysa bir kaç yazı önce sizinle de paylaştığım gibi, sinir sistemi regülasyonu inip çıkma ve esneme kapasitesidir. Ve yaşam bu esnekliğe, bazen bizi sınırlarımıza kadar götürerek, dayanamayacağımızı düşündüğümüz deneyimler getirerek yardımcı olur. Eğer buna izin verebilirsek, biraz kapanırız, zorlanırız, karanlıkta kalırız ve sonra yeniden açılırız. O açılma sonrası sınırlarımız biraz daha genişlemiş, sinir sistemimiz biraz daha esnemiş ve bilgeliğimiz biraz daha artmış olur.
O yüzden önemli olan hep iyi hissetmek değil, hissetmektir.
Ve benim iyi hissetmekten kastım da budur. Olanı kucaklayabilmek. Zaman zaman ağlayabilmek, üzülebilmek, özlemle kavrulabilmek, aşkla kıvranabilmek, korkuyla kapanabilmek, sevinçle açılabilmek, neşeyle gülümseyebilmek.
İyi hissetmek; hissetmektir.
O yüzden bu yazımı bu bakış açısıyla okumanızı isterim.
İyi Hissetmenin Basit Yolları
Çoğunlukla iyi hissetmediğimizde hemen oradan çıkmak isteriz. Yeniden mutlu, neşeli, keyifli olmak. O olumsuz duygulardan kaçmak, uzaklaşmak.
Daha fazla farkındalık, daha fazla pratik, daha fazla araç, daha fazla çözüm…
Ben kendi deneyimimde şunu fark ediyorum:
En zorlandığım, en yorgun, en dağınık hissettiğim zamanlarda iyi hissetmemin yani olan her neyse onu yaşamaya izin vermemin başlangıç noktası çoğu zaman çok daha basit oluyor.
Zemini sağlamlaştırmama yardımcı şeyler yapmak.
Zemin sağlam olduğunda duygular ortaya çıkacak güvenliği bulabiliyor, olanı hissediyorum ve geçiyor.
Bunu yapamadığım ve sıkışık hissettiğim zamanlarda, insan olmanın yorgunluğunu yaşadığım anlarda kendime dönüp şunu soruyorum:
“Şu an en temel ihtiyaçlarımı gerçekten karşılıyor muyum?”
Ve sonra yavaşça, bana iyi gelen basit şeylere geri dönüyorum.
Ondan sonra sinir sistemim yeterli güvenliği hissediyor ve akış yeniden başlıyor. (çok şükür:) Buna ilaveten, bunu defalarca tekrarladığım ve sonucunu bildiğim için, her şeyin geçici olduğunu ve bunun da geçeceğini biliyorum, gelenlerin kalması çok da uzun sürmüyor.
Şimdi bunları size de hatırlatmak istiyorum.
Çünkü bana iyi hissettiren şeylerin en başında paylaşmak geliyor :)
1. Yeterince uyumak
Benim için bu en az 7 saat uyku demek.
Yeterince uyumadığımda her şey daha zor geliyor. Daha hassas, daha tepkisel, daha dağınık oluyorum. Sinir sistemim zaten yük altındayken, uykusuzluk bunu daha da büyütüyor.
Uyku, sadece dinlenmek değil. Sinir sisteminin yeniden düzenlenmesi, duyguların işlenmesi, bedenin kendini onarması için bir alan.
Çoğu zaman iyi hissetmenin ilk adımı sadece biraz daha uyumak oluyor.
2. Düzenli ve besleyici yemekler yemek
Öğün atladığımda bunu sadece bedenim değil, zihnim de hissediyor.
Daha çabuk sinirleniyorum, odaklanmak zorlaşıyor, sabrım azalıyor.
Kan şekerinin dalgalanması ruh halimi doğrudan etkiliyor.
Benim için iyilik hali; kendime düzenli, doyurucu ve besleyici yemekler hazırlamakla çok ilişkili.
Bu bir “sağlıklı yaşam hedefi”nden çok kendime verdiğim temel bir bakım gibi.
3. Dinlenmek
Basit ama etkisi büyük.
Modern yaşamda ne demek olduğunu, nasıl yapıldığını unuttuğumuz bir “eylem”.
Evet, dinlenmek bir eylem.
Hiç bir şey yapmamak. Uzanmak. Durmak.
Buna olan ihtiyacımı ilk fark ettiğim zamanlarda içimde büyük bir direnç oluyordu. Suçlu hissediyordum. Bir şeyleri kaçırıyormuşum gibi geliyordu. “Herkes çalışıyor ve ben tembellik ediyorum” gibi bir his.
Sonra bunun çok temel bir ihtiyacım olduğunu anladım. Çok zorlandığım bir dönemde, gündüz vakti işlerin, derslerin arasında panjurlarımı, perdelerimi kapatıp, bir yoga nidra pratiği yapmanın nefessiz kalmış ciğerlerime bir nefes almak gibi olduğunu fark ettim.
Artık dinlenme ihtiyacım varsa her şeyden önce o gelir çünkü sinir sistemim bilir ki dinlendikten sonra her şey farklı görünür.
4. Öz bakım için alan açmak
Benim için öz bakım; sabah rutinlerimi uygulamak (ağız bakımı, kuru fırçalama, ılık bir bardak limonlu su, sabah sayfaları), yoga ve meditasyon yapmak demek.
Bazen de abhyanga yapmak (ılık yağ masajı), bir duş, bir tütsü yakmak ve somatik bazı çalışmalar yapmak.
Sinir sistemim bu alanlarda yavaşlıyor, yumuşuyor ve yeniden dengeleniyor.
Bir çok insana bunlar lüks geliyor. Benim içinse çok temel ve hayati. Uykumdan feragat etmeye değer.
5. Yürümek
Bazen sadece etrafa bakarak,
bazen biraz tempoyu artırarak.
Yürümek zihnimi açıyor.
Sıkışmış düşüncelerimi hareket ettiriyor.
Araştırmalar da bunu destekliyor:
hafif fiziksel hareket bile stres hormonlarını azaltmaya ve ruh halini düzenlemeye yardımcı oluyor.
Ama benim için en basit haliyle şu:
Yürüdüğümde yeniden bağlantıya geçiyorum.
Doğayla ve kendimle.
6. Sosyal bağlantıda kalmak
Kendi içime kapanmak benim için çok tanıdık ve eski bir hikaye.
Zannediyorum her şeyi kendi kendime halletmem gereken, ailemle hiç bir şey paylaşamadığım zamanlardan kalma bir alışkanlık.
Bunu değiştirmek kolay olmadı.
Hatta geçtiğimiz aylarda buna olan küçük eğilimimi yeniden fark ettim ve bunu bir arkadaşımla paylaştım. Dedim ki “Yine oraya çekiliyorum! Yapmayacağım bu kez ve seninle paylaşacağım”
Çünkü biriyle konuştuğumda, bir mini bağlantı hissettiğimde, bir arkadaşımla hissetiklerimi paylaştığımda,
içimdeki yük hafifliyor.
Geçen hafta yazmıştım. Sinir sistemimiz her zaman yalnız regüle olmak zorunda değil.
Bağlantı, en doğal düzenleyicilerden biri.
Bazen iyi hissetmek bu kadar kolay…
7. Yazmak (journaling)
Yazmak benim için içimdeki dağınıklığı dışarı almak gibi.
Düşünceler netleşiyor, duygular görünür oluyor.
İçimde dolaşan şeyler bir forma kavuşuyor.
Bazen ne hissettiğimi ancak yazarken anlayabiliyorum.
Çocukluğundan beri günlük tutan, yine sanırım aynı yalnızlıktan dolayı duygularını düşüncelerini yapraklara aktararak çözümleyebilen biri olarak, yazmazsam içimde bir şeyler düğümleniyor.
O yüzden iyi hissetmemin basit yollarından biri de yazmak.
Gerçek şu ki…
Her zaman coşkulu, canlı, parlak, üretken hissetmiyoruz ve bu normal. Bu hafta burada notlarda da paylaşmıştım. Bazen ışık kısık. Ama bu gerçekleri değiştirmiyor. Bir şey karanlıkta görünmüyor diye, bu orada olmadığı anlamına gelmiyor. Geçici olduğunu hatırlayıp, temel şeylere dönüp, olana izin verirsek, ışığın yavaş yavaş yeniden yükseldiğini görürüz.
İşte öyle zamanlarda uyumak, yemek yemek, su içmek, hareket etmek, bağ kurmak ve hissettiklerimize alan açmak…
Yani zaten bildiğimiz ama unuttuğumuz şeylere geri dönmek yeterli.
Gerisi kendiliğinden….
Sizin Deneyiminiz Nasıl?
Sizin iyi hissetmenizi destekleyen basit şeyler neler?
Belki siz de bir kendinize sorabilirsiniz:
“Bu hafta temel ihtiyaçlarımla nasılım?”
Çok iyi bir başlangıç olabilir.
İnanıyorum ki iyi hissetmenin yolu, karmaşık olanı çözmekten değil basit olanı hatırlamaktan geçiyor.
Böyle bir süreçteyseniz ve desteğe ihtiyacınız varsa
Eğer bu zemini oluşturmak için desteğe ihtiyacınız olan bir dönemdeyseniz size somatik meditasyonlar, niyetler, nefes çalışmaları, bedensel farkındalık ve yoga pratikleri içeren ve kendi hızınızda videoları uygulayabileceğiniz 8 Derslik Onlıne Kurs : Sinir Sistemi Düzenleyici Yoga Programını önerebilirim.
Ayrıca, öz düzenlemeye yardımcı pratikler , stres anları için somatik regülasyon önerileri ve öz kaynaklar çalışması gibi kendinizi destekleyebileceğiniz pratikler içeren Günlük Yaşamda Kaygı ve Stres Yönetimi Çalışma Kitabı da size destek olacaktır. Elbette kişiye özel öneriler için de istediğiniz kanaldan benimle iletişime geçebilirsiniz, destek olmaktan büyük mutluluk duyarım.
Hepinize kocaman sevgiler.
Müge


