Hayatımın Altı Üstünden Daha Güzelmiş
Yoganın dönüştürücü etkisi
Bir sonbahar sabahını hatırlıyorum… Henüz istifa etmeden, boşanmadan, bir Ege kasabasına taşınmadan önceki günlerden biri. Ankara’dayım, servisteyim, işe gidiyorum. Yolda koşuya çıkmış benim yaşlarımda birini görüyorum. İçimden şöyle şeyler geçiriyorum: “Nasıl yapabiliyor? Çalışmıyor mu? Kocası mı zengin? Ailesinden mi miras kaldı? Nasıl oluyor bu?” Kendim için o kadar imkansız bir şey çünkü bu; istifa etmek. Belki de o yüzden, kah depresyonun, kah anksiyetenin içinde, kıvranıp duruyorum ama o işten ayrılmayı asla ve kat’a düşünmüyorum…
Sonra yogaya başlıyorum. Ve zaman geçiyor. Çevremden yoga yapan başka birileri için şu tür cümleler duyuyorum: “Yoga yapmaya başladıktan sonra çok değişti.” Kimisi işini bırakıyor, kimisi taşınıyor, kimisi bambaşka bir yola giriyor. Bir yanımla merak ediyorum, bir yanımla da korkuyorum. Çünkü biliyorum, değişmek demek kurduğum düzenin yıkılması demek.
Ve nitekim, birkaç yıl sonra ben de o kervana katılıyorum: “Yogaya başlayınca değişenler” kervanına. Kurduğum düzen de yıkılıyor. Çok şükür zaman içinde hayatımın altının üstünden daha güzel olduğunu da anlıyorum, deneyimliyorum…
“Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. ‘Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir’ diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?’’
Elif Şafak- Aşk
Yoga insanı nasıl değiştiriyor?
Yoga insanı elbette bir anda, bir derste bambaşka birine dönüştürmüyor. Ama yavaş yavaş, küçük farkındalıklarla önce kendisini, sonra da yaşamının yönünü değiştiriyor. Bedenle bağ kurdukça kişi kendini daha çok dinlemeye başlıyor; neye ihtiyacı olduğunu, ne ile daha mutlu olduğunu, neden keyif aldığını ve neden almadığını daha net hissediyor. Günlük hayatın içinde otomatik yaptığı şeyler zaman içinde yerini, bilinçli seçimlere bırakıyor. Ve gelişen farkındalık bazen mevcut düzeninin değişmesine neden olsa da, kendisi için adım atma cesareti veriyor. Çünkü insan artık dışarıya bakarak değil, içeriden gelen sese kulak vererek yaşamaya başlıyor.
Bana sorarsanız insan yoga ile üstündeki kabuklardan soyunmaya başlıyor ve geleneksel öğretinin de asıl amacı olan hakikate erişme deneyimi için yola çıkıyor.
Önce hakikati kendisinden ayrı bir şey sanıyor.
Sonra hakikatin tam da kendi gerçeği, özü olduğunu anlıyor.
Kendine yaklaşan kişi hakikate de yaklaşıyor.
İşte değişim de böyle başlıyor çünkü onun gerçeği olmayan hiç bir şey artık insanın üzerinde durmuyor.
Somatik yoga ile tanışmam
Yogaya başlamak benim için, bilmeden ve bunu beklemeden, gerçeğime yaklaşmak için attığım ilk ve en büyük adımdı. Klasik yoga yaşadığım tüm değişim sancıları içinde bedenimdeki enerji akışını dengeledi, merkezlenmemi, köklenmemi sağladı. Sabahlarımın değişmez bir rutini haline geldi.
Yıllar içinde deneyimim derinleşmeye başladı, farklı rehberlerle yollarım kesişti, mindfulness, polivagal teori ve somatik deneyimleme ile tanıştım. Bedenin içinde olanı izlemek, olanla kalmak ve izin vermek, zorlamak ve bir sonuca ulaşmaua çalışmak yerine merakla araştırmak gibi güvende hissetmemi kolaylaştıran uygulamaları deneyimlemeye başladım. Bunların dönüştürücü etkisi çok hızlıydı. O kadar etkili sonuçlar aldım ki, hemen eğitimlerini almak ve bu yaklaşımları derslerime de taşımak istedim. Özellikle somatik yoga için arayışlarım sonucu Somatic Movement’ın kurucusu Sarrah Warren ve Gentle Somatic Yoga’nın kurucusu James Knight ile yollarım kesişti. Eğitimlerine katıldım. İyi ki.
Şimdi baktığımda somatik hareketi ve yogayı farklı kılan, eğitmenlerim, ben ve öğrencilerim de dahil olmak üzere tüm dünyadaki uygulayıcılarda dönüştürücü etki yapan şeylerin şunlar olduğunu görüyorum;
Bedenin içten dışa hissedilmesi; bedenin iç alanının da, dış dünyada kapladığı alanın da farkında olmak.
Hareketin açısını değiştirerek bedenin tepkisini gözlemlemek, neyin iyi geldiği konusunda gözlem ve seçim yapabilmek
Sağ ve sol taraf, alt ve üst kısım gibi bedenin farklı bölümleri arasında karşılaştırmalar yaparak beyne karşılaştırma fırsatı vermek (insan beyni karşılaştırma yapmak üzere programlanmıştır:, buna bayılır)
Mindful hareket — yani hareketin içinde kalarak, onu tüm varoluşunla deneyimlemek.
Tekrarlılık; kas-beyin bağlantılarının güçlenmesi için esnemeler yerine tekrarlı harekete odaklanmak
Ve en önemlisi: pendikülasyon. (Bedenin doğal gerinme ve açılma refleksini yeniden hatırlamasına izin veren bu yaklaşım, sinir sistemi için adeta bir reset butonu gibi çalışır., sadece somatik hareket yaklaşımıyla yapılan somatik yogada bulunur)
Doğru Zamanda Doğru İhtiyacı Keşfetmek ve Karşılamak
Ben hâlâ her iki tarz yogayı da çok seviyorum; hem klasik yoga hem de somatik yaklaşım benim için çok değerli iki araç. Her gün yoga yapan biri olarak, her ikisini de uyguluyor ve her ikisinden de faydalanıyorum. Mesela sabahları Vinyasa yoga yapmak, biraz ısıyı artırmak bana çok iyi geliyor. Akşam pratiklerinde daha sakin, somatik akışlar günün yorgunluğunu bırakmama, sakinleşmeme yardımcı oluyor. Elbette hiç bir şey ezbere değil, her zaman bedenimi ve ihtiyacımı takip ediyorum, o gün, o an neye ihtiyacım varsa.
Somatik yogayı ilk kez duyuyorsanız ve deneyimlemek isterseniz YouTube’a buyurun, orada pek çok pratiğimi görebilirsiniz.
Sinir Sistemi Düzenleyici Yogada Yeni Dönem Başlıyor
Sinir Sistemi Düzenleyici Yoga derslerimiz 15 Ekim’de yeniden başlıyor. Eğer siz de sinir sisteminizi dengelemek ve güvenli bir alanda dinlemek, gevşemek ve bedenin iyileştirici gücünü uyandırmak isterseniz, bize katılabilirsiniz.
Başlangıç Tarihi: 15 Ekim
Süre: 8 hafta
Buluşmalar: Haftada 1 ders
Yer: Online (Zoom)
Ders Süresi: 1 saat
Kayıt: Dersler kaydedilecek ve katılımcılara gönderilecek
Ücret: 3500 TL
Haftaya görüşmek üzere
Sevgiler
Müge


