Geçen hafta Amerika’da, New York’ta, şehrin göbeğinde yaşayan bir adamın çok hoşuma giden bir hikayesini duydum.
Yoga ve meditasyon ile ilgilenen bu adamın evi oldukça bohem bir tarzda döşenmiş. Her yerde mumlar yanıyor, tütsülerin kokuları dışarıdan duyuluyor, objeler deseniz hepsi Nepal’den, Hindistan’dan.
Adam uzun yıllardır düzenli yoga pratiği ve meditasyon yapıyor. Öyle ki artık bunlar yaşamının bir parçası haline geliyor.
Evden çıkarken kapının üstündeki tabela dikkat çekiyor;
Tabelada şöyle yazıyor;
‘Meditation hall’*
Evden çıkarken ‘Şimdi gireceğin yer meditasyon alanın.’ diyor yani bu hatırlatma ona.
Çok doğru ve çok güzel değil mi?
Yaşam: Asıl meditasyon alanı
Ram Dass’ın sevdiğim bir sözü vardır ; ‘Aydınlandığınızı düşünüyorsanız gidip ailenizle bir haftasonu geçirin’ der.
Benzer değerleri olan insanlarla bir arada olduğumuz yoga salonlarında ya da yoga inzivalarında kendimiz gibi olmak, yaşamak, anlaşmak, iletişim kurmak kolaydır. Kendi evimizde, güvenli alanlarımızda pratik kolaydır. Dağlara çıkıp, inzivalara çekilip, kimse yokken meditasyon yapmak kolaydır.
Pratik dışarıda, zemin sallandığında, beklenmeyen geldiğinde, senin gibi düşünmeyenle karşılaştığında, canın yandığında, beklentilerin karşılanmadığında başlar.
Minderinin üstünde 40 dakika kıpırtısız durup meditasyon yapabilmek ‘bir şeydir’ evet.
Ama trafikte önüne kıran biri, yanında yüksek sesle telefonda konuşan bir adam veya annenin seni anlamayan bir ifadesi karşısında sakinliğini korumak da bir şeydir.
Yoga matı, bu tavra aşinalığımızın başladığı yer
Yoga matı, hayatın kendisiyle kurduğumuz ilişkiyi araştırmaya başladığımız yerdir.
Burada kendimizle karşılaşırız. Acelemizle, kontrol etme ihtiyacımızla, geri çekilmemizle, zorlanmaya verdiğimiz tepkilerle…
Sessizce bakmaya başladığımızda, bedenimiz bize yaşamla nasıl ilişki kurduğumuzu göstermeye başlar.
Somatik yogayı bana (ve son 5 yıldır öğrencilerime) tam da böyle bir alan açtığı için bu kadar seviyorum galiba.
Somatik yoga bir şeyleri düzeltmeye, daha iyi yapmaya ya da belli bir hale gelmeye zorlamadan; araştırmaya, keşfetmeye ve sessizleşmeye davet eder.
Bedenimizde neler olup bittiğini fark etmeye.
Bir duyumun nasıl değiştiğini izlemeye.
Nefesimizin, hareketimizin, dikkatimizi verdiğimiz şeylerin içimizde neyi değiştirdiğini görmeye.
Bazen çok küçük bir hareketin ardından bedenimizde oluşan değişimi fark etmeye.
Bazen hiçbir şey yapmadan, yalnızca durduğumuzda içeride nelerin değiştiğini görmeye.
Ve zamanla, matın üzerinde fark ettiğimiz bu küçük değişimler hayatın başka alanlarında da görünür olmaya başlar.
Bir konuşmada.
Bir ilişkide.
Bir bekleyişte.
Bir hayal kırıklığında.
Pratik böylece matın üzerinde başlayıp hayatın içine doğru genişler.
Yoga matı da, yaşamın asıl meditasyon alanına açılan kapı olur.
Somatik Yoga Dersleri
2 Eylül'de başlayacak Somatik Yoga derslerinde de birlikte bu alanı araştıracağız.
Daha fazla yapmak için değil; daha fazla fark etmek için.
Bedenimizi dinlemek, sessizliğe alan açmak, içeride olanı merak etmek ve pratiğin bizde neleri değiştirdiğini zaman içinde keşfetmek için.
Kendinle Bağlantı İçin Somatik Yoga derslerinin detaylarına ve tanışma dersi katılım formuna buradan ulaşabilirsiniz: Somatik Yoga Dersleri
Yaşamın büyük bir meditasyon sahnesi olduğunu daima hatırlamak dileğiyle.
Sevgilerimle
Müge
* Meditation hall: meditasyon salonu / meditasyon alanı anlamına gelen ifade.


