Cool Kadın Olmak da Bir Memnun Edicilik Biçimi Olabilir mi?
Havva ve Lilith ile bir yolculuğa var mısınız?

Geçtiğimiz cuma günü memnun edicilik konusunda, Betül Bayraktar , Bilgesu Gündeş ve ben, üç kadın olarak alan tuttuğumuz bir kadın çemberimiz vardı.
Elbette paylaşımlar sadece katılanlara değil, bize de çok şey fark ettirdi.
O gün fark ettiğim şeylerden biri, kendi memnun ediciliğimin ikili ilişkilerde bana sık sık “cool kadın” rolünü oynattığı oldu.
İhtiyaçlarımın karşılanmamasını umursamıyor gibi yapmak.
Bir şey canımı sıksa bile rahat görünmek.
Beklentilerimi dile getirmemek.
Güçlü ve bağımsız görünmeye çalışmak.
Aslında istemediğim şeylere ses çıkarmamak.
Bütün bunları, bağlantının sürmesi için yaptığımı fark ettim.
Dışarıdan bakınca özgürlük gibi görünen şey, bazen reddedilmekten kaçınmanın daha kabul edilebilir bir yolu olabiliyor.
Kendime ne büyük bir haksızlık.
İçimdeki hassas parçaya ne büyük bir saygısızlık.
Flört deneyimlerimin içinde bunları yaptığım zamanları düşündüm.
Ve karşımdaki kişilerin beni çoğu zaman gerçekten görmediğini ve benim de gerçekten en çok görülmemekten yakındığımı fark ettim.
Sonra ise şöyle bir noktaya geldim;
Nasıl görsün ki?
Ben bile kendime kendimi göstermiyorken.
Ben bile kendimden kendi ihtiyaçlarımı saklıyorken.
Ben bile kendi kırılganlığımı kendimden gizliyorken.
Belki de birçok kadının hayatında tekrar eden bir hikâye bu.
Farklı şekillerde görünse de kökünde aynı soru yatıyor:
“Kendim olarak kalırsam yine de sevilecek miyim?”
Havva ve Lilith: İçimizde Yaşayan İki Kadın
İşte tam da bu nedenle son iki yıldır Lilith ve Havva arketipleri üzerine çalışıyor ve düşünüyorum.
Mitolojik anlatılarda Havva ve Lilith çoğu zaman birbirinin karşıtı gibi sunulur.
Havva uyum sağlayan, kabul görmek isteyen, ilişkiyi koruyan tarafı temsil eder.
Lilith ise özgürlüğünü isteyen, boyun eğmeyen, kendi gerçeğini savunan tarafı.
Fakat gerçek hayatta bu kadar basit değildir.
Çoğumuz yalnızca Havva değiliz.
Yalnızca Lilith de değiliz.
İkisini de içimizde taşıyoruz.
Ve çoğu zaman onların gölgeleriyle yaşıyoruz.
Havva ve Lilith arketiplerinin gölgesi
Havva’nın gölgesinde kendimizi unutabiliriz.
Sürekli başkalarını memnun etmeye çalışabiliriz.
Hayır diyemeyebiliriz.
İlişkiler uğruna kendimizden vazgeçebiliriz.
Lilith’in gölgesinde ise görünürde güçlü olurken aslında yakınlıktan kaçabiliriz.
Kimseye ihtiyaç duymadığımızı iddia edebiliriz.
İhtiyaçlarımızı küçümseyebiliriz.
Sevilmeye ihtiyaç duyan yanımızı reddedebiliriz.
Bazen ilişkilerde “ikinci plana” düşeriz ama bunu dile getirmeyiz.
Bekleriz.
Umut ederiz.
Ama kendimizi ortaya koymayız.
Bu yüzden bazı yaklaşımlarda Lilith’in gölge yüzlerinden biri “yedekteki kadın” ya da “metres” alt arketipi olarak anlatılır.
Çünkü kendi merkezine yerleşemeyen kadın, farkında olmadan başkasının hayatında da merkezde olmayan bir yere razı olabilir.
Arketipler Mitolojik Değil, Günlük Hayatın İçinde
Bu arketipleri sevme nedenim tam da bu.
Onları tarihsel ya da mitolojik figürler olarak görmekten çok, günlük hayatımızda, bizlerde nasıl yaşadıklarını görmeyi ve onları nasıl bedenlediğimizi keşfetmeyi seviyorum;
Aile ilişkilerimizde.
Partner seçimlerimizde.
İş hayatımızda.
Arkadaşlıklarımızda.
Kendimizle kurduğumuz ilişkide.
Para ile ilişkimizde.
Sınır koyarken.
İhtiyaçlarımızı ifade ederken.
Yakınlık kurarken.
Yalnız kalırken.
Bu yüzden arketip çalışmaları benim için teorik bir bilgi değil.
Kendimizi tanımanın yollarından biri.
Gölgeden Işığa: Havva ve Lilith ile Bir Yolculuk
Tam da bu merakla hazırladığım dört haftalık Gölgeden Işığa programında da içimizdeki bu iki kadını daha iyi tanımak için birlikte bir keşif yolculuğuna çıkacağız.
İlk hafta, bir erginlenme masalı üzerinden eril ve dişil enerjinin farklı katmanlarına bakacağız. Somatik çalışmalar ve paylaşım çemberiyle kendi hikâyemize yaklaşacağız.
İkinci hafta Havva arketipini çalışacağız. Onun hediyelerini, gölge yanlarını ve bunların hayatımızdaki yansımalarını keşfedeceğiz.
Üçüncü hafta Lilith arketipine geçeceğiz. Gücün, özgürlüğün, öfkenin, bağımsızlığın ve bunların gölgelerinin hayatımızdaki izlerini araştıracağız.
Dördüncü hafta ise Havva ve Lilith’i karşı karşıya koymak yerine buluşturacağız.
Çünkü amaç birini seçmek değil.
Amaç, içimizdeki farklı parçaları tanımak.
Onları yargılamadan dinlemek.
Ve giderek daha bütün bir kadın olabilmek.
Eğer siz de ilişkilerinizde tekrar eden döngüleri merak ediyor, gölgelerinizle sevgiyle çalışmak istiyor ve bunu güvenli bir kadın çemberinde deneyimlemek istiyorsanız, yarın başlıyoruz.
Küçük ve samimi bir grup olduk.
Belki sizin için de şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir;
Hayatınızın hangi alanında hâlâ sevilmek için bir rol oynuyorsunuz?
Yanıtları birlikte aramak isterseniz bekliyorum.
Gölgeden Işığa: Eril ve Dişil Enerjilerde Derinleşme Programı
Sevgilerimle
Müge


Müge Hanım, çok güzel bir konu ve yaklaşım. Kadınların fark etmeden üstlendiği o kadar çok koşullanma var ki “cool” olma hali de bunlardan birisi. Ve bu aynı zamanda egoyu besleyen bir koşullanma olduğu için cool olmaya çalışma çabasını da getiriyor. Bazılarımız gerçekten dışarıdan “cool” görünebilir ama içeride hangi duygusal fırtınaların yaşandığını bilemeyiz. Hatta duygusal olarak hassas olan kişilerde daha sık rastlanan bir durum. Ben de tam bu anlattığınız hikayeden geçtiğim için yeri geldiğinde duygusal ihtiyaçlarımızı ifade etmenin ne kadar değerli olduğunu söylemek istedim. Harika bir paylaşım ✨♥️🙏🏻
Bizim killjoyluk💅💅